Tarafından kurannuru

>>> bir tıklayın lütfen >>> buraya da tıklayın


>>>>

Adı güzel kendi Güzel Muhammed S.A.V. 1

Adı güzel kendi Güzel Muhammed S.A.V. 2

Adı güzel kendi Güzel Muhammed S.A.V. 3

Adı güzel kendi Güzel Muhammed S.A.V. 4

Medinenin Gülü


Andım yine seni, her şey yadımdan silindi
Hayalin gönlümün tepelerinde gezindi
Bu bir serap olsa da, hafakanlarım dindi
Andım yine seni, her şey yadımdan silindi

Ufku dolduruyor, yetiyor, başka şey göremiyorsun
Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam
Ruhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam
Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam
Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam

Anladım vaslına ermek artık çok geç, saçlar bembeyaz
Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek
İnleyip, en taze hislerle hep bekleyecek
Yaş olsa da, ben taze hislerle yollardayım
Anladım, vaslına ermek artık çok geç

Kalbim, bir güvercin kalbi gibi titrerken ardından
Ne olur, sana ulaşmak için kanadından
Bana bir tüy ver, pervaz edeyim hep ardından
Kalbim, bir güvercin kalbi gibi titrerken ardından

Ey kupkuru çölleri cennetlere çeviren gül
Gel, o bayıltan renklerinle gönlüme dökül
Vaktidir ağlayan gözlerimin içine gül
Ey kupkuru çölleri cennetlere çeviren gül

Mecnun gibi arkandan koşan kulun olayım
Bir kor saç içime, ocaklar gibi yanayım
Sensiz geçen bu acı rüyadan uyanayım
Mecnun gibi arkandan koşan kulun olayım

Aklım, uzakta kaldığı günleri saymakta
Asker gibi ne zaman terhis
Ruhuma sisli dumanlı bir kasvet yaymakta
Göster çehreni ki, güneş guruba kaymakta
Aklım, uzakta kaldığı günleri saymakta

Son demde hiç olmazsa gurubum tulû olsun
Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun
Her yanda tamburlar çalınsın, neyler duyulsun
Bu da benim düğünüm olsun
Ne olur, hiç olmazsa gurubum tulû olsun

M.Fethullah Gülen Hoca Efendi

Kutlu Doğum Haftası 2009

Asım Yıldırım Gel ey Güllerin Efendisi

Efendimiz ezgi klip

Gül Ahmedim Muhammedim

Mevlit Kandili Viladet bahri Shaber

Anne neden utanıyor babam benden 2009 Mevlid kandili Shaber

Gökmen Çukurda bir gül goncası 2009 Mevlid kandili Shaber

Gel Sultanım Gel ey Nur 2009 Mevlid kandili Shaber

Mecusi ateşi FKM

Puta tapınma FKM

Köle mezatı FKM

Kızların gömülmesi 1 FKM Ezgi

Kızların gömülmesi 2 FKM Ezgi

Abdullahın imtihanı FKM

Mevlit Kandili-1 İstanbul Mevlevihane

Mevlit Kandili-2 İstanbul Mevlevihane

Mevlit Kandili-3 İstanbul Mevlevihane

Mevlit kandili Saraybosna tanıtım sunum

Mevlit kandili Saraybosna Salatullah selamullah

Mevlit kandili Saraybosna ilahi Kuran

Mevlit kandili Saraybosna Mevlid ilahi

Mevlit kandili Kerkük tanıtım sunum

Mevlit kandili Kerkük Mevlid kaside

Mevlit kandili Kerkük Mevlid ilahi

Mevlit kandili Lefkoşa Tanıtım Kuran

Mevlit kandili Lefkoşa Mevlid ilahi

Mevlit kandili Diyarbakır Kuran

Mevlit kandili Dualar 2009

Şeva Mevlude-1 Mevlit Kandili kürtçe 2009 TRT

Şeva Mevlude-2 Mevlit Kandili kürtçe 2009 TRT

TRT 6 Mevlit Kandili kürtçe vaaz 07.03.2009

Mevlit Kandili Nasıl değerlendirmeli 08.03.2009

Mevlid Kandilinde tavsiye edilen dua

KUTLU DOĞUM İnsanlığın Dirilişi Ona gönül verme

F.Gülen’den Kutlu Doğum sohbeti

İFTİHAR ABİDEMİZ EFENDİMİZ dinleyin CD alın

Bir gece O Masuma muhtacız

Kutlu Doğuş – Bir Gece

Kutlu Doğum Haftası – Diyanet

Hz.Muhammedin sav. Doğumu İnsanlığın Doğumudur

Kutlu Doğum İnsanlığın doğumu ve bayramı

Varlık Hz.Muhammed adına bestelendi Hz.Adem

Kutlu doğum Rahmetten istifade edenler

Kutlu Doğum gecesi yapılması okunması gerekenler

Peygamberimizin Ahlakı – Varlığın üstün özü

Efendimizin Güzel Ahlakı

Risalei Nurda Efendimiz

Hz.Muhammed Türkümüz Taleal bedru aleyna

Emr-i bülendsin ey Ezan-ı Muhammedi

Ruhu revanı Muhammedi-Gerçek bayram

NamI Celili Muhammedi

Ahmedi Mahmudu Muhammedsin Efendim (Şeyh Galib)

O kadar yenisin ki Kızın gibi kalbim kırık

Ahmet Rufai Yeşil Kubbe eşiğinde Efendimizin elini öpmesi

Kutlu doğum Mirac Alemlere Rahmet

İki dünya saadeti Peygamberimzle kazanılır

Rasulullah Aşkı

Benim Efendim hep ağlıyordu

Nebiye Kan Gözyaşı takdimi Şair İkbal

MİRAC KANDİLİ

Mirac Şehsuvarı

Mirac anlamı önemi

Medinenin Gülü

Ey Nebi

Eşref Ziya – D.A.Erzincanlı Efendim

Efendimiz hakkında büyüklerin sözleri

Eşref Ziya – D.A.Erzincanlı Canım Benim

Habibullahı sevmek D.Ali.Erzincanlı

MİRAC D.A.ERZİNCANLI

İftihar Abidemiz U.Işılak F.Kısaparmak

Mustafa Demirci Seni andım dün gece

İftihar Abidemiz M.Göğebakan E.Güleryüz

Ertuğrul Erkişi Derdi isyana mubtelayim ya Rasulallah

İftihar Abidemiz A.Özhan O.Hakalmaz İ.Sadri S.Özer

Sami Özer ya Resulallah

Bilal Demiryürek Ya Rasulallah

Orhan Hakalmaz Güllerin Efendisi

Ertuğrul Erkişi Güllerin Efendisi

Allahümme Salli Ala Muhammedin

Zara Gül Yüzünü Rüyamızda görelim ya Rasulallah

O Herkesin Peygamberi Taha-Reha Yeprem-Serdengeçti

Kimsesizim kimsem ol Ya Rasulallah yetim kız

Minik Dualar Sevgili Peygamberim

Ekrem Kaya – Aman Çeşme

Allahumme salli ala Muhammed

Muhammed Mustafa Salavatullahü veselamühü

Qasida Burdah Kaside-i Bürde 1

Nur Salawat Talaal Badru

Abdullah Fahmi Ala nuril Mustafa

SON PEYGAMBER KASİDEİ BURDE serdengeçti.org

Beyaz Güvercinler Sevgili Peygamberim

Muhammad You My Dear

Mirac Mevlidi İlahiler İsmail Coşar

Hz. Muhammed (S.A.V) Veda Hutbesi

Nur Çehreli Gül Tebessümlü Efendimiz

HTML clipboard

Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen “Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?” sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp “Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur” dediler.(1)

Bîr Yahudi İleri geleni Mekke’de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- “Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?” diye sordu.
- “Bilmiyoruz” diye cevap verdiler.
Yahudi, “Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
“Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin’in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var” dedi.

Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. “Bu gece Abdülmuttalib’in oğlu Abdullah’ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular.” haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
“Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?” dediler.
Yahudi “Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?” dedi.
Onlar, “Öncedir ve ismi Ahmed’dir” dediler. Yahudi, “Beni ona götürün” dedi.
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine’nin evine gittiler, içeri girdiler.
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

“Ne oldu sana, yazıklar olsun” dediler.

Yahudi, “Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

“Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir” dedi.(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, “Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman ‘Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım’ de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver.

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra’daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib’e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Âmine’nin yanında bulunan Osman ibn Âs’ın annesinin gördükleri de şöyle:

O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük.

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid’in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

“Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin”

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan’a denk gelen gece idi.

Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

Aynı gece Kabe’de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.

Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

Sava’da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah’ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.

Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.

Kaynaklar:
(1)İbn-i Sa’d, Tabakat, 1:60.
(2)A.g.e, 1:162-163.
(3)Taberî Tarihi, 2:125; İbn-i Sa’d, Tabakat, 1:102.
(4)A.g.e., 1:102.
(5)İbn-i Sa’d, Tabakat, 1:102.
(6)Bediüzzaman, Mektûbat,s:161,162.

Mehmet Paksu, Mübarek Gün ve Geceler, Nesil Yayınlar

ı



ziyaret

  • 86,071