Tarafından kurannuru


Beraat gecesi duası


Fethullah Gülen Beraat Vaazı 1

Fethullah Gülen Beraat Vaazı 2

Berat gecesi nedir

Berat Gecesi manası ve duası Reha Yeprem

Berat Rahmet af ve kurtuluş gecesi Y.Z.Özkan

Berat Gecesi Yusuf Ziya Özkan

Berat Çeşmesi Yusuf Ziya Özkan

Berat Gecesi Kur’an-ı Kerim

Berat Gecesi Sallallahü ala Muhammed S.A.V.

Berat Kandili Alahuekber Allahuekber

Berat Gecesi Minik Adımlar

Berat Kandili Gel gör beni aşk neyledi Yıldırım Bekçi

Berat kandili Ağlatırsa Mevlam yine güldürür Yıldırım Bekçi

Beraat’a Geldim Hasan Dursun

Estağfirullah Affet beni Mustafa Cihat

HTML clipboard

BERAAT GECESİ

Şaban ayının 14. gününü 15′ine bağlayan geceye Berat Gecesi denir. 16 Ağustos Cumartesi günü akşamı Berat Gecesi’dir.
Aslı “Beraet” olan ve Türkçe’ye “Berat” olarak giren bu kelimenin sözlük anlamı: “Borçtan, hastalıktan, suç ve cezadan kurtulmak”. Dinî literatürde ise: “Günahlardan arınmak, temize çıkmak, ilahî af ve rahmete nail olmak” manasını ifade etmektedir.

Buna göre Berat gecesi, ALLAH Teâlâ’nın affı ve bağışlaması ile Müslümanların günahlardan arınmasına ve kurtuluşlarına bir vesiledir.
ALLAH Teâlâ, bu mübarek gecede, kendisine yönelip af dileyen mümin kullarına, cehennemden kurtuluş beratı verir. Berat gecesine, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle: “Mübarek”; kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle: “Beraet”; kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle: “Rahmet”; geceyi iyi değerlendiren kulların seçilerek salih kullar arasına alınması sebebiyle: “Beraet ve Sakk” adı da verilir.
Muaz b. Cebel (ra)’dan rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “ALLAH-u Zülcelal Şaban’ın onbeşinci gecesi bütün yaratıklarına muttali olup, onların hepsini bağışlar. Ancak müşrik ve münafığı bağışlamaz.” (Taberani, İbn Hıbban)
Berat gecesi hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir gecedir. Berat Gecesi’ni, bu derece yücelten husus, Berat gecesinin kutsiyeti, Kur’an-ı Kerim’in bu gecede Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına indirilmiş olması ile alakalıdır.
Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “Hâ Mîm. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Duhan; 1-6)
Ayet-i kerimede geçen: “Mübarek gece”den maksat, bazı müfessirlere göre: Berat gecesidir. Bu tefsir sahiplerinin sahih kabul ettiği rivayetlere göre: Kur’an-ı Kerim’in tamamı, bu gecede Levh-i mahfuz’dan dünya semasındaki Beyt-i Ma’mur’a indirilmiş, sonra da Kadir gecesinden itibaren Cebrail (as) vasıtasıyla Peygamber Efendimiz (sav)e peyderpey indirilmiştir.
Ayrıca Kıble’nin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan Mekke-i Mükerreme’deki Kâbe istikametine çevrilmesinin; hicretin ikinci yılında, Şaban ayının 15’inde vuku bulması da bu geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır.
Kaderler Bu Gece Yazılır
Berât gecesi, ilâhî emirlerin Levh-i Mahfûz’da yazılmasına başlanır. Kâtip melekler bu geceden, gelecek seneki aynı geceye kadar olan olayları yazar ve bu “Kadir gecesi” bitirilerek, rızıklara ait nüsha Mikail (as)’a; musibetlere ait nüsha Azrail (as.)’a; harplere, zelzelelere, yıldırımlara, çöküntülere ait nüsha da Cebrail (as)’a teslim olunur.
Osman b. Ahnes (ra)’den rivayete göre, Resulullah (sav) şöyle buyurdu: “Şaban’dan Şaban’a eceller belirlenip (görevli meleklere bildirilir), o kadar ki adam evlenir, çocuğu olur, oysa ismi ölecekler arasına (yazılıp) belirlenmiştir.” (Beyhakî, Şuabu’l-İman, 3/386, No:3839, Deylemi, Firdevs, 2/73, No:2410)
Peygamberimiz Gibi Değerlendirelim
Peygamber Efendimiz (sav)’in Şaban’ın onüçüncü gecesi yaptığı dua üzerine ulu ALLAH’ın kendisine ümmetinin üçte biri üzerine şefaat yetkisi verdiğini, ondördüncü gecesi yaptığı dua üzerine kendisine ümmetinin üçte ikisi üzerine şefaat yetkisi verdiğini ve onbeşinci gecesi dua etmesi üzerine ısrarla ALLAH’ın emrinden kaçanlar dışında kalan bütün ümmeti üzerine şefaat yetkisi verildiğini bildiren bir rivayete dayanarak, Şabanın onbeşinci gecesine “Şefaat Gecesi” adı verilmiştir.
Hadis-i şeriflerde geçtiği gibi Peygamber Efendimiz (sav) Şaban ayı ve berat gecesine çok önem vermiştir.
Şaban ayının içindeki berat gecesinde Peygamber Efendimiz (sav) günümüz insanları gibi oturup, yiyip içmemiş, ibadetten uzak durmamıştır. Biz de berat gecesinde vaktimizi ibadetle geçirmek suretiyle Peygamber Efendimiz (sav)’e mutabaat edelim.
Hz. Aişe (ra) anlatır: “Resulullah (sav) geceleyin kalkıp namaza durdu. Secdeyi o kadar uzattı ki, ruhunu teslim ettiğini zannettim. Onu böyle hareketsiz görünce kalkıp başparmağını hareket ettirdim, hareket edince geri yerime döndüm ve secdesinde şöyle dua ettiğini işittim;
“Azabından affına sığınırım, gazabından rızana sığınırım, senden yine sana sığınırım. Ben seni senin kendini övdüğün gibi övemem.”
Başını secdeden kaldırıp namazdan ayrılınca: “Ey Aişe! -Bir rivayete göre Humeyra!- Resulullah (sav)’in senin hakkını yerine getirmediğini mi zannettin? Buyurdu. Ben: “Hayır, vallahi Ya Resulallah! Secdeyi uzatmandan dolayı ruhunun kabzedildiğini zannettim.” dedim.
Bunun üzerine Resulullah (sav): “Bu gece hangi gecedir, biliyor musun?” dedi. Ben: “ALLAH ve Resulü daha iyi bilir” deyince şöyle buyurdu: “Bu Şaban’ın onbeşinci gecesidir. ALLAH -Azze ve Celle- Şaban’ın onbeşinci gecesinde kullarının haline muttali olur (değerlendirir), bağışlama dileyenleri bağışlar, yardım dileyenlere yardım eder, kin tutanları oldukları gibi mağfiretinden geri bırakır.” (Beyhaki)
Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: “İki bayram gecesini, Şaban ayının ortasındaki onbeşinci geceyi ibadetle kim canlandırırsa, kalplerin öldüğü gün, onun kalbi ölmez.” (İbn Mace)
Hz. Aişe (raa) şöyle anlattı: Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: “Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman, yüce ALLAH dünya semasına nüzul tecellisi eyler, Beni Kelb Kabilesi’nin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi bağışlar; hatta daha da fazlasını.” (Beyhaki)
Resulullah Efendimizin, diğer kabileleri değil de, özel olarak Beni Kelb kabilesini anlatması şu sebebe dayanır; onlar, hem şahıs olarak, hem de sürü olarak diğer kabilelerden daha fazladır.
Bu mübarek gecenin duası şöyledir:
“Allahumme in kûnte ketebte ismî şegiyyen fî divan’il-eşgiyâi femhuhu vektûbni fî divan’is-suadâi ve in kûnte ketebte ismî saîden fî divân’is-suadâi fesbuthu feinneke gulte fî kitâbik’el-kerîmi: Yemhullâhu ma yeşâu ve yusbitu ve indehû ummul-kitâb”
Bu duanın manası şöyledir:
“ALLAH’ım. İsmimi bahtsızlar (şakiler, günahkârlar) divanında (defterinde) bahtsız olarak yazmış isen, onu sil; beni mutlular (saidler, iyi kişiler, sana lâyık olan kullar) divanına yaz. Eğer ismimi mutlular divanına mutlu olarak yazmış isen, orada sabit tut; bırak. Sen Kur’an-ı Kerimin de, Ra’d Suresi’nin 39. ayetinde şöyle buyurdun: “ALLAH, dilediğini siler: dilediğini de sabit tutup olduğu gibi bırakır.” (Ra’d; 39) (Bu dua, Aliyyü’l-Kari’den alınmıştır.)
ALLAH-u Zülcelâl hepimize Şaban ayını ve Berat gecesini ibadetle, zikirle geçirmeyi ve Peygamber Efendimiz (sav)’e tam manasıyla mutabaat etmeyi nasip etsin.

MUHAMMED HAMZA KAFKASLI
——————————————–

Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gece.

Bu gece, değişik adlarla da anılmaktadır:

Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle ‘Mübârek’; kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle ‘Beraet’; kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle ‘Rahmet’, geceyi iyi değerlendiren kulların seçilerek salih kullar arasına alınması sebebiyle ‘Berae veya Sakk’ adı da verilir.

Bu gecenin beş özelliği vardır:

1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.

2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla ALLAH tarafından melekler gönderilir.

3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.

4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.

5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban’ın onüçüncü günü, üçte biri Şaban’ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban’ın onbeşinci günü verilmiştir.

Anne ve babasını incitenler, büyücüler, başkalarına kin besleyenler içki düşkünleri bu gecenin faziletinden yararlanamazlar.

Bu konuyla ilgili olarak şu hadisler rivayet edilmektedir:

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu geceyi Hz. Âişe validemize tanıtırken şöyle buyurmuştur:

“Bu gece Şaban’ın onbeşinci gecesidir. ALLAH Teâlâ bu gecede Benü Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları Cehennem’den kurtarır. Ancak kendisine şirk koşanların, müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asî olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz. ” (Buhârî, et-Tergîb ve’t-Terhib, II, 118).

İnsanların bir sene içerisindeki rızıkları, zengin veya fakir olacakları ve ecelleri gibi mühim hususlar o gece içerisinde meleklere bildirilir. O geceyi ibâdet ve tâatla geçirmek ve nafile namaz kılmak sevaptır. Fakat o geceye mahsus belirli bir namaz şekli yoktur. Nitekim Peygamber Efendimiz bu geceyi ibadetle geçirmiş ve ALLAH’a şöyle dua etmiştir: “Azabından affına, gazabından rızana sığınır, senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamdetmekten âcizim. Sen seni senâ ettiğin gibi yticesin. ” (et-Tergib, II, 119, 120).

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bizlere de şöyle buyurmuştur:

“Şaban ayının yarısı (Berâet gecesi) gelince: gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenâb-ı ALLAH o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu; onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu; rızık vereyim. Şifaâ dileyen yok mu;ş ifâ vereyim. “

“ALLAH Teâlâ Şaban’ın onbeşinci geresi (Berâet gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla ALLAH’a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar. ” (İbn Mace, İkametü’s-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38).

BERAAT GECESİNDE İBADET
Bu gecede hiç olmazsa bir Tesbih namazı kılınır. Berât gecesinde “Hayır namazı” namıyla 100 rek’at bir namaz vardır ki, kılan kimse o sene ölürse, şehidlik mertebesine nâil olur. Namaza şöyle niyet edilir:

“Yâ Rabbî, niyet ettim senin rızâ-i şerifin için namaza. Beni afv-ı ilâhine, feyz-i ilâhine mazhar eyle. Kasvet-i kalbten dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyleyip, süedâ defterine kaydeyle.”

Her rek’atte Fâtiha’dan sonra 10 İhlâs-ı şerif okunur. İki rek’atte bir selâm verilerek 100 rek’ate tamamlanır. Her rek’atte 100 İhlâs-ı şerif okumak suretiyle 10 rek’at da kılınabilir.

Namazdan sonra; (ALLAH Teâlâ’nın “Hû” ism-i şerifinin ebced hesabına göre adedi olan) 11 şey, (Resûlüllah Efendimiz’in ismi olan “Tâhâ”nın ebced hesabıyla âdedi olan) 14 kere okunur.

Bunlar;

1. İstiğfar: 14 kere,

2. Salevât-ı şerife: 14 kere,

3. Fâtiha-i şerife (Besmeleyle): 14 kere,

4. Âyetü’l-Kürsî (Besmeleyle): 14 kere,

5. Tevbe sûresinin son 2 âyeti olan “lekad câeküm…” (Besmeleyle): 14 kere,

6. 14 kere “Yâsin, Yâsin…” dedikten sonra 1 Yâsîn-i şerif (Yâsîn-i şerifte 7 zâhirî, 7 bâtınî “mübîn” vardır, böylece o da 14 olur.)

7. İhlâs-ı şerif (Besmeleyle): 14 kere,

8. Felak sûresi (Besmeleyle): 14 kere,

9. Nâs sûresi (Besmeleyle): 14 kere,

10. “Sübhânellâhi ve’l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azıym”: 14 kere,

11. Salavât-i şerife (Salât-ı Münciye okumak efdaldir): 14 kere okunur. Bundan sonra duâ edilir. (Duâ ve ibâdetler, Fazilet Neşriyat)

Beraat gecesi,Rrabbimiz tevbe, istiğfar ederek pişmanlık duyan günahkârların cümlesini affedeceğini bildiriyor. Ancak şu sekiz sınıfın KESİN TEVBE ETMEDİKÇE bu aftan istifadelerinin olamayacağını da işaret ediyor:

1-ALLAH’a şirk koşanlar.

2-Ana-babalarına isyan eden, onların kablerini kırıp gönüllerini yıkanlar.

3-İçkiye devam edenler.

4-Falcılık edip gelecekten haber verenler.

5-Din kardeşine besledikleri kinden vazgeçmek istemeyenler.

6-Adam öldürmekten pişmanlık duymayanlar.

7-Nikâhsız aile ile yaşayanlar.

8-Akrabalarıyla alâkayı kesip ihmal edenler.

Şüphesiz ki bu günahların sahipleri bu gecede derin bir tevbe, istiğfarda bulunur da, kesin pişmanlık haline girerlerse ilâhi aftan müstefid olur.lar. Aftan istisna edilmelerinin sebebi kesin, bir dönüş yapmayışları, ciddi bir tevbe, istiğfar haline girmemeleridir.


0 Yanıt, “beraat”



  1. Henüz Yorum Yok

Yorum Yapın

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekli.




ziyaret

  • 87,982