güncel

22/04/2013










.




.







.





1-9. 10-11. 1-11.

Fethullah Gülen Hoca Efendi

21/11/2009

Hoca Efendi’yi resmi sitelerden takip ediniz


.

Haftanın sohbeti:  >> herkul.org/bamteli  Tamamı >> Bamteli arşiv

tr.fgulen.com/     www.herkul.org/    www.asringetirdigitereddutler.net/

Fethullah Gülen resmi yeni linkler
http://www.twitter.com/herkul_nagme
http://www.facebook.com/HerkulNagme
http://plus.google.com/104809428358480866024/posts
http://www.youtube.com/HerkulNagme

Fethullah Gülen resmi önceki linkler
http://www.facebook.com/FGulencomTR
https://twitter.com/#!/FGulencomTR
https://plus.google.com/s/fethullah%20g%C3%BClen
http://www.youtube.com/FgulenTR


YENİ >> http://www.hizmetesorulanlar.org/

Fethullah Gülen’den sonra hareket ne olacak, yola nasıl devam edecek?Fethullah Gülen’den sonra harekete ne olacağına bakmak için hareketin bugününe bakmak gerekmektedir. Bugün artık bütün dünyada Fethullah Gülen’in adıyla anılan hareketin önemli bir özelliği merkezi bir yapı ile işlememesidir.
Gülen, “İslam Ortak Pazarı” ya da “İslam Ülkeleri Birliği” gibi projelere nasıl bakıyor?Genel anlamda, uluslararası ve uluslarötesi ittifak ve birliktelikler günümüz politik anlayışı içinde önemli bir yere sahiptir.
“2002′e kadar hiçbir partiye açık destek vermeyen ve hiçbir parti ile bütünleşmeyen Fethullah Gülen hareketi açıkça AKP iktidarını destekliyor” Neden?Çok ilginçtir ki Fethullah Gülen’in bu dönem de AK Parti’yi desteklediği iddiasını dile getirenler geçmişte Turgut Özal ve Bülent Ecevit için de ayni iddialari one sürüyorlardı.
“Fethullah Gülen hareketi; ABD’nin TSK’yı etkisizleştirme operasyonunun bir parçasıdır” tezi dogru mudur?Bu argümanın fikri seyri Gülen’in TSK içine sızma iddiası ile Hareket’in Büyük Ortadoğu Projesi’nin uygulanmasında rolü olduğu iddiası ile paralellik göstermektedir ve verilecek cevaplar da bahsi geçen soruların cevapları ile kesişen noktaları vardır.
“Fethullah Gülen cemaati AKP ile birlikte karşı devrim yapıyor.” söylemi ne derece doğrudur?Kavram olarak “karşı devrim” Türkiye’de 27 Mayıs 1960 benzeri yeni bir askeri darbeye meşruiyet kazandırmak için ortaya atılmıştır.
“Fethullah Gülen; Kanal Türk, Bugün, Sabah gibi yayın organları ile her geçen gün medyayı da ele geçiriyor. Artık bir Gülen medyası var” denemez mi?Türkiye’de iktidarların değişmesi veya siyasi konjonktürün değişmesine paralel olarak, yeni medya patronlarının ortaya çıktığı, kimisinin yıldızının parladığı, kimi medya kuruluşlarının da bu süreçlerde el değiştirdiği ya da silinip gittikleri görülmektedir.
Hizmet Hareketi’nde kadının konumu nedir? Öncelikle, Hizmet Hareketi’nin dinamik, sınırları belirsiz (hatta sınırları olmayan) ve merkeziyetten yoksun özellikleri nedeniyle bu hareketi çerçevelendirmenin neredeyse imkansız bir çaba olduğunu vurgulamakta fayda var. Çerçevesi çizilemeyen ve tanımlanamayan bir olgu içerisinde kadının ya da erkeğin konumu nedir sorusunun genel geçer bir cevabı da yoktur. Ancak, Hizmet’in belirli bir kademesinde, belirli bir lokasyonda, kadınların konumunun ne olduğu sorulabilir ve bu soru yerinde gözlem metoduyla somut bir cevap bulabilir.
“Cemaat hoşgörü vurgusuna rağmen eleştirilere karşı oldukça hoşgörüsüz. Zaten Gülen’in hoşgörü kavramını 1994′ten sonra dile getirmesi cemaatin uyguladığı bir taktikti” eleştirisi tamamen haksız mıdır?Her şeyden önce belirtmek gerekir ki, Fethullah Gülen’in yıllardır vaazlarında ve konuşmalarında dile getirdiği hoşgörü ve tolerans kavramları bir “söylem”den ibaret değildir.
“Fethullah Gülen hareketi, ABD’nin Büyük Ortadoğu projesinin taşeronu ve Ilımlı İslam projesinin temsilcisidir” iddiası hakkında ne diyorsunuz?Büyük Ortadoğu Projesi ile Gülen’in ve hareketin şu ana kadar olan fikir dokusu ile olan uyuşmazlığı şu maddeler ile özetlenebilir:
“Fethullah Gülen ABD’den Türkiye’ye Humeyni gibi dönecek” iddiası Gülen’in hayatındaki olgularla örtüşüyor mu?Bu soru/iddia Fethullah Gülen’in ABD’de yaşadığı (kendi deyimiyle) mecburi tecrit hayatını, hareketin siyasi hedefleri olduğu zannıyla yorumlamaktan kaynaklanmaktadır.
Fethullah Gülen niye ABD’de yaşıyor ve Türkiye’ye dönmüyor? Bunu hala topluma izah edemedilerFethullah Gülen’in 1999′da Amerika Birleşik Devletleri’ne gidişi aslında bu ülkeye yaptığı ilk ziyaret değildir. İlki 1992′deki ziyaretin akabinde 1994, 1996, 1997 ve 1999 yillarinda ABD’ye gitmiştir.
“Gülen cemaati Türkiye genelinde mahalle baskısı kurmuş durumdadır. Cemaate mensup olmayan işadamı, esnaf ve tüccarın Anadolu’da nefes alacak imkânı kalmamıştır. Üniversite öğrencilerinin çoğunun önündeki tek seçenek cemaat evleri ve yurtlarında kalmaktır” tezi ne derece doğrudur?Fethullah Gülen hareketinin Türkiye’de giderek bir mahalle baskısı kurduğu iddiası her ne kadar Boğaziçi Üniversitesi Ögretim Üyesi ve CHP Parti Meclisi Uyesi Prof Binnaz Toprak’ın iki gazeteci ile birlikte yaptığı “Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler” isimli araştırma ile gündeme gelmiş, daha sonra yapılan bir röportajla11 da konuşulurluğu artmış olsa da; mahalle baskısı olgusu ilk kez Hürriyet gazetesinde Ayşe Arman’ın 16 Eylül 2007 günü Profesör Şerif Mardin ile yaptığı röportajla tartışma gündemine geldi.
“Fethullah Gülen yıllardan beri Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sızmaya ve TSK’yı ele geçirmeye çalışıyor. Çünkü Türkiye’de bir din devleti kurmasının önündeki tek engel olarak TSK’yı görüyor” iddiası var. Bu iddiaya karşı verilen cevap nedir?Fethullah Gülen’in TSK’da örgütlendiği iddiası ve tarihi arka planı, tıpkı Emniyet’te veya devletin diğer bürokratik kadrolarında örgütlendiği tezinin ortaya atılmasına benzer bir nitelik taşır.
“Fethullah Gülen başta İstihbarat Dairesi olmak üzere Emniyeti ele geçirdi” iddiası gerçeği yansıtıyor mu?Bu soru hareketin insan gücünün, maddi varlığının ve halk desteğinin çok sınırlı olduğu 80′lerden beri sorulagelen ve hareketin devletin bürokratik ve/veya askeri kadrolarını ele geçirme hedefinde olduğu iddiaları ile paralellik gösteren bir sorudur.
Gülen’in “İnsan Hakları”na bakışı nedir? Bazıları gibi bu hakları Türkiye’yi bölmek için ‘Emperyalist dünyanın bir oyunu’ olarak mı görüyor?Gülen’e göre geleceğin huzurlu dünyası, ancak insan haklarının herkes için geçerli olduğu bir zeminde kurulacaktır. İnsan hakları evrenseldir ve Batının ya da Doğu’nun malı değildir. Esasında bütün semavi dinlerin ortak mesajına bakıldığında insan hakları alanında aynı şeyleri söyledikleri görülecektir. Örnek olarak, Hazreti Musa’nın kavmine tebliğ ettiği on Emire ve İslam Peygamberi Hazreti Muhammed’in (SAV) veda hutbesindeki mesajlarına bakılmalıdır.
Gülen’in spora bakışı nasıldır? İlgi duyduğu spor dalları var mı? Hizmet Hareketinin sporla meşguliyeti var mıdır, spor teşvik ediliyor mu? Her meselede olduğu gibi Gülen, spora bakışında da konuyu bir şekilde toplumsal barış ve uzlaşıya getirerek, sporun da buna hizmet etmesini ister.
Fethullah Gülen’in sanata bakışı nasıldır?Gülen’in “Ölçü veya Yoldaki Işıklar” adlı kitabında yer alan sanatla ilgili bazı düşünceleri şöyle: “Sanat, terakkinin ruhu ve duyguları inkişaf ettiren yolların en önemlilerindendir. Bu yolu kullanma fırsatını kaçıran bahtsız istidâtlar, bütün bir hayat boyu, tıpkı meflûç insanlar gibi, bir yanları hep ölü olarak yaşarlar.”
Gülen’in piyasa ekonomisi konusunda görüşü nedir? Devlete ve özel girişime ekonomide nasıl bir yer biçer?“Enginliğiyle Bizim Dünyamız” adlı kitabında Gülen, İslamiyet’te özel mülkiyet ve hür teşebbüs konularında şunları ifade etmiştir; ‘’İslâm ekonomisinin temel esaslarından biri de, hiç şüphesiz ferdin mülk edinme hakkıdır. İslâm, her mevzuda olduğu gibi bu konuda da tutarlı ve müstakîm bir yol takip etmiştir. Ne fertleri bütün bütün mülk edinmeden mahrum etmiş ne de onların ‘lâ yüs’el’ (sorumsuzca) harcamalarda bulunmasına göz yummuştur. Bu itibarla da İslâm, iktisadî yapısıyla, gerek kapitalizm ve gerekse sosyalizmden ayrılarak farklı bir çizgi takip etmiştir.
Fethullah Gülen Hocaefendi ölüm emri verir mi?Gönüllüler Hareketi’ni her fırsatta yaşatma idealine yönlendiren, daima kendisi için değil başkaları için yaşamayı salık veren, başka insanları maddi manevi, dünyevi uhrevi saadetlere ulaştırabilmek için kendisi her türlü fedakârlığa katlanmayı öğütleyen Fethullah Gülen Hocaefendi’nin böyle bir ölüm emri verebileceğini söylemek Fethullah Gülen Hocaefendi’yi de Gönüllüler Hareketi’ni de tanımamanın bir ifadesi değilse muhakkak kasıtlı bir iftiranın ürünüdür.
Fethullah Gülen Hocaefendi Kürtlere beddua etti mi?Fethullah Gülen Hocaefendi’nin 24 Ekim 2011 tarihli “Terör ve Istırap” konulu sohbetinin içeriğiyle ilgili kamuoyunu yanlış yönlendirme çabası içinde olan art niyetli yayınlar nedeniyle bazıları Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Kürtlere beddua ettiği, hatta daha da ötesinde ölüm emri/fetvası verdiği şeklinde ithamlarda bulunuyor.
Fethullah Gülen Hocaefendi Kürt sorununda devlet politikası hakkında ne düşünüyor, çözüm yolları için önerileri var mı?Fethullah Gülen Hocaefendi, Zaman Gazatesi’nde Ali Aslan ile yaptığı görüşmede bölgeye devletin ciddi bir politikasının olmadığını ifade ediyordu: “Devlet, üzülerek arz edeyim, hani askeriyenin yaptığı şey oldu, onunla kaldı. Aslında bu mevzuda ciddi bir politikaları olamadı veya politikalar takip edemedi. Yakın takibe alamadı, öğretmenini koruyamadı, eğitimcisini koruyamadı, çokça okul açamadı, okulları avantajlı kılamadı, onlara bir hususiyet tanıyamadı. Mesela özel okullardan veyahut da Anadolu liselerinden üniversiteye girerken talebelerden üniversiteye yerleştirme merkezi 2-3 puan kırıyor. Güneydoğu’daki insanlara da 3 puan verirdiniz, olur biterdi. Bunların hepsi olabilirdi.” (Zaman, Ali Aslan, Terör Hakkında Gülen’le Röportaj, 3 Eylül 1997)
Gülen Hareketi mensubu olmak ne anlama gelmektedir? Kim “Gülenci”dir? Kim değildir? Ve Hareket’e giriş ve çıkış nasıl olmaktadır?Öncelikle belirtmek gerekir ki, Fethullah Gülen, isminin ön planda tutulmasından hep rahatsız olmuştur. Bu anlamda harekete isim olarak ‘Gülen Hareketi’ denmesinden de rahatsız olmuş, belki ‘Gönüllüler Hareketi’ veya ‘Adanmışlar Hareketi’ denmesinin daha doğru olacağını teklif etmiştir(1). Mamafih, akademik camiada hep ismine atfen ‘Gülen Hareketi (Gülen Movement)’ dendiğinden, Türkçe’de de bu ismin kullanılması yaygınlaşmıştır. Son zamanlarda, hareketin içindeki kişilerin harekete ilk zamanlardan beri “hizmet” adını vermesinden dolayı, “Hizmet Hareketi” tabiri de batılı akademisyenler tarafından giderek artan bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.
Fethullah Gülen Hocaefendi Kürt sorununda şu ana kadar kullanılmış söylemlere nasıl bir bakış açısı sunuyor ?Aslında Türkiye’de ne Türk-Kürt kavgası vardır ne de Alevî-Sünnî kavgası vardır. Bir Alevî-Sünnî ayrımı yapmanın âlemi yoktur; bir Kürt-Türk ayrımı yapmanın âlemi yoktur. Aynı kaderi paylaşan insanlarız: Üzerimize gelip çullandıklarında hepimizi birden ezmişler; savaş ilan ettiklerinde hepimiz tek cephe olmuş onların karşısında savaşmışız.

Hizmet Hareketi Hakkındaki Bilgi Eksiklikleri ve Dezenformasyona Kısa Cevaplar – 1Bu metin, son dönemde ülkemiz dışında bazı medya kurumlarında Hizmet Hareketi hakkında yapılan yayınlarda görülen bilgi eksikliğini gidermek amacıyla hazırlanmıştır. Yanlış anlaşılan ve hakkında bilgi kirliliği bulunan konulara kısa cevaplar mahiyetindedir. Saygılarımızla…

‘Hizmet’ olarak da anılan sivil toplum hareketinin mahiyeti ve ne olup ne olmadığı ile ilgili özetle neler söylenebilir? Hizmet, ilhamını inançtan alan, evrensel insani değerler çerçevesinde, birlikte yaşama kültürü oluşturmayı hedefleyen, gönüllülerden oluşan bir sivil toplum hareketidir.
Hizmetin siyasi partilerle ilişkisi zaman zaman farklı değerlendirmelere mevzu edilebiliyor. Sizin bu konudaki değerlendirmeniz nedir?Hizmet, sivil bir hareket olarak bazı resmi yapılar gibi belirli bir emir komuta zinciri çerçevesinde kendisine itibar eden insanlara oy vermek, siyasal tercihte bulunmak gibi konularda hiç bir zaman “emir” vermez. Zaten sivil bir harekette böyle emirlerin etkisi kısıtlıdır ve üstelik risklidir.
Hizmetin AK Parti ile ilişkilerine dair bir taraftan ittifak ya da koalisyondan bahsedilirken, diğer taraftan çatışma iddiası dile getiriliyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Hizmet’in siyasal partiler meselesine bakışı AK Parti kurulduktan sonra yahut AK Parti ile birlikte ortaya çıkmış bir konu değildir. Hizmet’in yukarıda özetlenen siyasi partilere bakışı çok önceleri oluşmuştur ve Hizmet yine AK Parti’ye kendi geleneksel değerleri çerçevesinde bakmıştır.
Hizmet Hareketiyle ilgili ortaya atılan ‘devleti ele geçirme’ ya da ‘sızma’ iddialarına dair ne diyorsunuz?Hizmet küresel bir hareket olarak her ülkeden ve her seviyeden insanın teveccühünü kazanmıştır. İnsanı merkeze alan ve Mevlanaların, Yunus Emrelerin üslubuyla hizmet eden harekete iş dünyası, akademik camia, siyasi ve bürokrasi dünyasından, sanat ve kültür dünyasından pek çok kişi ilgi duymuş ve destek vermiştir.
İddia edildiği gibi Hizmet Hareketi basın özgürlüğüne karşı mı?Yakın zamanda yaptığı bir açıklamada Fethullah Gülen Hocaefendi, “İfade ve basın hürriyetinin geniş bir şekilde uygulanmasına taraftarım. Düşünceleri tamamıyla zıt bile olsa, kendi başlarına gelenleri -haksızlık ederek- benden dahi bilseler, onların da düşünce, fikir ve ifade hürriyetlerini, hür bir şekilde kullanmalarından tarafım” şeklinde çok açık bir pozisyon ortaya koymuştur. Hizmet bu açıklamalarda ifade edildiği üzere basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünün temel bir parçası olarak görür ve onun geniş bir şekilde uygulanmasına taraftardır.
Ortada bir gerçek var ki, Gülen hareketini bilmeyenler tanımayanlar için hala bir kapalı kutu. Herkes bu hareketinin amacını, stratejisini ya da gizli bir amacı olup olmadığını merak ediyor.Ortada bir gerçek var ki, Gülen hareketini bilmeyenler tanımayanlar için hala bir kapalı kutu. Herkes bu hareketinin amacını, stratejisini ya da gizli bir amacı olup olmadığını merak ediyor. Gülen Hareketi de doğal olarak kendilerini açıklama gereği duyuyorlar.
Fethullah Gülen geçimini nasıl sağlamaktadırlar?Gülen Hocaefendi hayatını hem Hakk’a hem de topluma hesap verme tavrı içinde yaşıyor. Herşeyin gözler önünde cereyan ettiği şeffafiyet ortamında her kesimden binlerce tanığı olan bu konuyu bir de kendi ifadelerinden takip etmekte fayda var.
Fethullah Gülen Hocaefendi’nin malvarlığı nedir?Hiçbir malvarlığım olmadı ve hâlen de yok. Giydiğim elbiseler ve günlük yediğim yemek sayılmazsa herhangi bir lüksüm de yok. Ama soframa konan bir üçüncü çeşit yemek bile zakkum gibi geliyor bana; üzerinde gezindiğim halıyı sırtımda taşıyormuşum gibi ağırlığını hissediyorum…

Fethullah Gülen hizmetlerden maddi gelir elde etmekte midir?Fethullah Gülen Hocaefendi’nin geliri, emekli maaşı ve eserlerinden gelen telif ücretlerinden ibarettir. Söz konusu gelirin de kendi zaruri ihtiyaçlarından arta kalan kısmını bağışlamaktadır. Kendi gelirinden bile zaruret miktarı dışında istifade etmemeyi esas alan bir insanın yapılan hizmetlerden maddi kazanç elde etmesini tasavvur etmek bile imkânsızdır.

Yeni Bahar Dergisi: Hizmet Bilindikçe ilgi ArtıyorHizmet Hareketi’ne dair merak edilenleri öğrenebileceğimiz bir site var artık: ‘www.hizmetesorulanlar.org’. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın hazırladığı sitede, hizmetle ilgili zihinleri meşgul eden sorulara cevap veriliyor.
Fethullah Gülen Hocaefendi ‘Cemaatler Arası Hoşgörü, Müspet Hareket ve Kardeşlik’ konularına nasıl bakıyor?Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, günlük sohbetlerinin yayınlandığı ‘Herkülnağme’ sitesinde ‘müspet hareket’in esaslarına değindi. Kim nasıl hareket ederse etsin, asıl vazifenin insanları hoş görmek olduğunu ifade eden Hocaefendi, “Bize kim ne yaparsa yapsın, hüsnüzan etmek düşer, hoş görmek düşer.” ifadelerini kullandı.
Hizmet Hareketi, bir Müslümanla bir Hristiyan’ın nikâhını “İbrahim’i Nikâh” adıyla kıymış mıdır? Sorunun kısa ve net cevabı: Hayır, asla böyle bir şey olmamıştır. Bununla birlikte, yapılan spekülasyona dayanak teşkil eden hikâyenin aslının bilinmesi faydalı olacaktır. 2000 yılı Nisan ayında, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından Şanlıurfa ve İstanbul’da düzenlenen, “Üç Semavi Gelenek Arasında Bir İnanç Bağı olarak Hz. İbrahim” konulu sempozyum dolayısıyla, ülkemize gelen akademisyenler arasında ABD’de ünlü bir sosyolog olan Prof. Dr. Lester Kurtz ve eşi de vardır.
Hizmet hareketinin eğitim çalışmalarında sadece zengin ve başarılı çocukları hedeflediği iddiası gerçeği yansıtmakta mıdır?Öncelikle belirtmemiz gerekir ki böyle bir iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki: Özel eğitim kurumları olmaları ve devletten herhangi bir destek almamaları münasebetiyle bu kurumlar varlıklarını kendi imkânları ile yani öğrencilerden alınan aidatlar ve hayırsever işadamlarının sponsorlukları ile devam ettirmek durumundadırlar.

—————————————————————————————————-
Biz O’nu ve O’nu sevenleri seviyoruz; çok ama!…

>> fgülen >> enisucelis >> celisuenis

- . .

—————————————————————————————————-


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 30 takipçiye katılın